sonu gelmeyen yanlızlıklar paranoyası,içine düştüğün cukurda elini tutan hiçkimse yok
mutluyum derken kanayan bedenin,aldığın yaralardan fışkıran kan kokan dikenli güller
adını dahi bilmediğin bu yolda,tek başınasın,yanlız...
sonbaharda gün ağarırken
ruhun iskelesinden uğurlanmayı hakettiğinde
yanında sadece yanlızlığın var
içine girmediğin oyunlar,istemeyipte dahil olduğun yalanlar
nerde olursan ol yalnız sen varsın
elini tuttuğun bedende çekip giticek sahip olduğun bedende
gözlerinin önünden gitmeyen acı hayatının altında ezildiğin zaman
yanında sadece yanlızlığın var
dikenlere bürüdüğünde beynini,eski bir anıyı taşıdğında bilincine
ölümün hikayesini yazarken,acıdan şakakların patladığında
sadece yanlızsın...